Sizin şeytanlarınız nerede?

Akşamları kahveye pek çıkmam ben, hanım da yaşlanınca akşamları evde onunla birlikte otururum, televizyon seyreder, bazen de fazla değil, iki duble atıveririm kendi başıma. Evimde içecek rakı hiç eksik olmaz benim, evin altındaki mağazada hep bulunur bir iki şişe.
Yine bir gün akşam evdeyim, bir bardak doldurdum yavaş yavaş içiyorum. Hanım gelinlere el iş göz nuru bir şeyler dikiyor. Sessiz sessiz oturuyoruz içerde. Televizyonu açtım. Nuri Sesigüzel söylüyor, adam güzel de söylüyor. Seyircilerden de bir hanım çıkmış ortada oynuyor. Oynuyor ama pek de yakıştıramıyor. Sanki zorla piste çıkarmışlar gibi isteksiz isteksiz oynamaya çalışıyor. Kafam bozuldu oyununa, kalkıverdim kanepeden, işaret parmaklarımı dilimle ıslatıverdim. Ellerimi kaldırıp yukarıya doğru, tak tak tak diye ses çıkarıp bir göbek atmaya başladım odanın içinde, ‘’Öyle oynanmaz böyle oynanır ‘’ dedim. Hanım uğraştığı el işini bırakıp, oturduğu yerden kalkmadan kafasını kaldırdı, gözlüğünün üzerinden bana dikkatlice baktı uzuuuun uzun. Ben keyifle göbek atmaya devam ederken, bir süre sonra ‘’ Vayyy vay’’ dedi’. ’Bu benim şeytanlar öldü de, seninkiler niye ölmediler daha’’. Göbek atmayı bırakmadan hemen yönümü ona doğru çevirip, oyunumu hiç kesmeden ‘’Seninkiler öldü mü sanıyorsun, onlar da bana geldi, onlar da bana geldi!!!’’ dedim. İşte böyle oynayıverdim doktorum.
Her zaman kendisini rahmet ve özlemle andığım ‘’ Yedi Köyün Ağası’’ lakabını sonuna kadar hak eden, sofrasını gelen misafirlerine her zaman açık tutan ve bir o kadar da neşeli Tahir Ağam’ın bu anısını ölümsüzleştirmezsem olmazdı. Bu hikaye onun kişiliğine küçük bir ışık aslında, daha niceleri var senelerdir anlatılan. Kendisine ve eşine bir kez daha rahmet diliyorum. Nasreddin Hoca misali hikayeleri, nükteli cevapları daha yıllarca bu coğrafyada yaşayacak inşallah. Sözün özü; ‘’içimizdeki ölmesi beklenen şeytan’’ illa ki kötü alışkanlıklarımız ya da günahlarımız değildir. Bazen peşinden koştuğumuz bir hayal, bazen de ulaşmak istediğimiz bir hedeftir. Bazen başarmak, bazen de en başından tekrar başlayacak heyecanı duymaktır. Tahir Ağa’nın içinde ölmeyip çoğalan şeytan, onun yaşama olan bağlılığı ve sevinci idi. En azından ben öyle görüyordum. Siz de yeni yılda yaşama sevincinizi hiç kaybetmeyin e mi?

1,200 total views, 1 views today

“Sizin şeytanlarınız nerede?” üzerine 4 yorum.

  1. Komşum hanım yaşlandı, gelin vs yazınca dedim ne zaman oldu bunlar. Meğerse başkasının ağzından cümlelermiş.

    Selamlar

  2. Tahir amcaya ALLAH tan rahmet sizede hayırlı ömürler diliyorum elinize dilinize kaleminize sağlık

Bir cevap yazın