İnfaz!

Ceza İnfaz oranlarının ve denetimli serbestlik sürelerinin değiştirilmesine yönelik bir yasa tasarısı Türkiye’nin gündemine oturmuşken bu konuda bir ceza avukatı olarak görüşlerimi paylaşmak isterim.

Öncelikle belirtmek gerekir ki bu bir af değil, ceza infaz indirimi. Hükümlülerin suçları affedilmiyor. Cezalarının infazları düzenleniyor. İnfaz oranları aşağı doğru çekildiği ve denetimli serbestlik süresi 1 yıldan 3 yıla çıkarıldığı için cezaevinde kalma süresini azaltıyor.

Bugün yapılmak istenen değişikliğe karşı çıkan çevreler elbette önemsenmesi gereken hassasiyetlerle hareket ediyorlar. Örneğin cinsel suçlar, terör, kasten öldürme ve uyuştucu ticareti suçları yönünden büyük eleştiriler yapılıyor. Nitekim Cumhurbaşkanı bu konuda harekete geçerek sayılan suçların kapsam dışı kalacağını belirtti.
Ancak bu işin birde cezalarda eşitlik ve adalet yönü var. Bir takım suçları seçerek diğer suçlara yönelik indirim getirilmesi, suç ve ceza sisteminde adaletsizlik yaratacak bir biçimde değişikliklere gidilmesi hakkaniyete ve hukukun genel ilkeline aykırıdır.
Şahsi kanaatim suç ve ceza dengesi ile İnfaz sistemini eşit ve adil bir şekilde kurduktan sonra zorunluluk dışında değişikliğe gidilmemesi, affın ise hiç söz konusu bile edilmemesidir. Lakin bugünkü şartlar hakkaniyetli bir suç ve ceza sitemi ile adil ve eşit bir İnfaz rejiminin olduğunu söyleyemeyiz. Bu şartlar altında yapılması planlanan değişiklik son şekli itibariyle yine bir takım suçları ayırarak İnfaz rejiminin eşit ve adil olmasını sağlamaktan uzak olduğu gibi var olan dengesizliği de artıracaktır.

Temel olarak suç ve ceza sisteminde af yetkisi devlete karşı işlenen suçlar bakanından münhasıran devlete aittir. Devlet kendisine karşı işlenen suçları affederken rahat hareket edebilir. Kişilere karşı işlenen suçlar bakımından ise bireylerin rızası olmadan af yetkisinin kullanılması ihlal edilen menfaatin korunaksız kalmasına neden olacağından oldukça sakıncalı ve adil olmayan bir uygulamadır.

İnfaz indirimi ise af değildir. Af cezayı tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırırken ceza infaz oranlarının ve denetimli serbestlik sürelerinin değiştirilmesi infaz süresini azaltan bir uygulamadır.
Bu uygulamanın adil olup olmadığımı değerlendirmek için tarihsel olarak nasıl bir değişiklik geçirdiğini de bilmek gerekir.
Bilindiği üzere bir 4/4, 3/4, 2/3 1/2 2/5 gibi bir sürü karmaşık oran suç türüne, tarihine, hükümlünün mükerrir olup olmamasına göre farklı farklı uygulanmaktadır. Yine 2 yıl, 1 yıl, 6 ay gibi farklı denetimli serbestlik sürelerinin uygulandığı bir infaz sistemimiz var. Daha anlatmadan karmaşık geldi değil mi ? Bence de karmaşık. Öyle kamaştık ki avukatların bir çoğu bile bu hesaplamayı yapabilecek durumda değil. Düşünün vatandaş bunu nasıl yapsın.
Açıkça söylemeliyim ki suç tipine göre infaz oranının denetimli serbestlik sürelerinin değişik olmasının doğru olmadığını düşünmekteyim. Kanımca baştan belirlenen bir oran ve denetim süresi herkese ve her suç tipine eşit uygulanması, mükerrirlerle ilgili ve özel koşullarda infazı gereken suçlarla ilgili hükümler dışında hiçbir farklılığın olmaması gerekir.
Bugün cinsel suçlar ve uyuşturucu ticareti suçu ile ilgili infaz oranında değişik yapılması gündeme geldiğinde sinir uçlarımıza dokunduğu için çok fazla tepki geldi. Önemli ve haklılık payı olan tepkililer bunlar. Lakin bu indirimi adil kabul etmemek için evvelinde uygulanan sistemi de biliyor olmak gerektiğini düşünüyorum. Haziran/2005 öncesi infaz 2/5 iken bu tarihte 2/3 e yükseltildi. Daha sonra cinsel suçlar ve uyuşturucu ticareti suçu için 2014 yılında bu oran 3/4 e yükseltildi. 1 Temmuz 2016 dan önce işlenen suçlar için infaz 1/2 ve denetimli serbestlik süresi 2 olarak uygulanırken bu suçlar yine kapsam dışı bırakıldı. Peki ceza mı azalmıştı ki infaz oranı artırıldı ? Hayır. Aksine bu suçların cezaları da artırıldı. Hem ceza arttı hem infaz oranları. Peki bu suçların işlenme sayısında azalma oldu mu. Hayır. Tam tersine arttı. Demek ki cezayı ve infaz oranını artırmanın suçu azaltmakta işe yarar pek bir yanı yok. Yani klasik tabirle suçluları şehir meydanında da sallandırsan bireyleri eğitmeden suçu önleyemezsiniz.
Ceza ıslah edici olduğunda etkin bir yöntemdir. Bir öç alma aracı olarak kullanıldığında daha tehlikeli bir hale dönüşür.

Kanaatim, yeni bir oran uygulanacaksa eşit ve tüm suçları kapsayan bir infaz oranı belirlenip bir daha değişikliğe gidilmemesi yönündedir.
Yoksa hırsızın, gaspçının, rüşvetçinin, dolandırıcının infaz oranını düşüren devletin diğer hükümlülere kendisinin adil olduğunu ispat etmesi mümkün değildir.

534 total views, 1 views today

Bir cevap yazın