‘’Memmet Gibi’’ Olmak!!!

Emelcik’te baharın son günleri, sıcak geçmesi muhtemel yaz ayları ve hasat mevsimi yaklaşıyor. Ekin başakları yeni yeni kurumaya yüz tutmuş, hasat için zaman daralıyor. Şu an 70’li yaşlarının sonlarını yaşamakta olan Ömer Emmi, yaklaşan buğday hasadı için tarlalarını geziyor. Tarlanın birinde kuş otları neredeyse tüm ekili alanı kaplamış. Verimin beklenen düzeyde olması imkansız. Durum epey canını sıkıyor. Oğlunun eline orağı tutuşturuyor. Tarladaki otları tek tek kesmesi için talimatını veriyor ve o sıkıntılı hali ile geri köyün yolunu tutuyor.

Köye dönünce her köylü gibi o da kahvehanede soluğu alıyor. Kahvehaneyi eskiden futbol sahalarının tozunu atan, kafa golleri ve sol ayağı ile meşhur şimdilerde sahnelerden ve mahalle düğünlerinden tanıdığımız ses sanatçısı Mehmet Şirinkaya işletiyor. Şirinkaya, geçimini köyde kahvehanesinde çay satarak ve hafta sonları düğünlerde sahne alarak sağlıyor. Yani tarım, üretim, çiftçilik gibi faaliyetlerle pek arası yok. Kahvehaneye gelen ve sandalyesine oturan Ömer Emmi bir çay istiyor bizim Memmet’ten. Memmet çayı getirdiğinde Ömer Emmi’nin moralinin bozuk olduğunu görüyor ve ‘’Hayrola Ömer Emmi, kafan bozuk gibi’’ diye soruyor. Tabii Ömer Emmi’nin tarladan dolayı içi yanmış! ‘’Sorma Memmedim, falan yerdeki tarlayı kuş otu sarmış, olacak gibi değil. Zarar kokuyor bende, heç olacağım yok’’ diyor. Tarım ve üretimle ilgisi olmayan Kahveci Memmet Ömer Emmi’nin kulağına eğiliyor ve ‘’ Senin tarla benim umurumda bile değil’’ deyip peşinden de kendisini tanıyanların alışık olduğu küfrünü ekliyor!!! Ömer Emmi hiç beklemediği bu küfürlü cevap karşısında şaşırıyor ama Memmed’i de iyi bildiği için o gün ona cevap vermiyor.

Aradan bir süre geçince Emelcik Köyünde bir fırtına yaşanıyor. Fırtına sonrası Ömer Emmi kahvehaneye geliyor ve çay istiyor. Kahveci Memmet çayı getiriyor ama yüzünden düşen bin parça. Ömer Emmi soruyor : ‘’ Hayrola Memmet, moralin bozuk gibi?’’. Memmet morali bozuk cevap veriyor:’’ Sorma Omar Ağa, esen fırtına benim damdaki güneş enerjisini atıvermiş. Enerjinin suyu evden buraya kadar dere yapmış akıyor. Zarar kokuyor bende, canım ondan sıkkın’’ deyince Ömer Emmi sadece Mememdin duyacağı şekilde onun kulağına: ‘’ Senin de güneş enerjisi benim umrumda bile değil’’ diyerek küfrünü kendisine iade edip intikamını alıyor.

Olayın bu şekilde cereyan etmesi sonucu Kahveci Memmet yaşadığı bu diyalogları çevresine ‘’Adam intikamını aldı benden, ben ise unutup gitmiştim tarla olayını’’ diye anlatır. Olayı öğrenen köylüler arasında ise bir deyim ortaya çıkar:’’ Memmet Gibi Olmak’’
Memmet Gibi Olmak deyimi hikayeyi bilenler arasında uzun uzun anlatmak yerine özetle anlatmak için sık sık kullanılır. Mesela sevmediğiniz biri işinden ayrılır, küfür de etmeden olay karşısındaki tavrınızı kibarca’’ Ben Memmet Gibiyim’’ diyerek ifade dersiniz. Ya da yine hoşlanmadığınız biri yeni bir araba alır, hayırlı olsun demek yerine ‘’ Ben Memmet Gibiyim’’ dersiniz. Sevdiğiniz biri kendisi için önemli bir olayı anlatır, siz o anki ruh haliniz ile olaya onun baktığı açıdan bakmazsınız, yine aynı deyimi kullanırsınız ilgisizliğinizi ifade etmek için. Ya da ülkede önemli bir olay olur, siz umursamaz tavırlarla ‘’ Ben Memmet Gibiyim’’ der ve dünya yansa umrumda olmaz mesajını direkt vermiş olursunuz. İşte bu deyim bilenler arasında o şekilde kullanılır. Ülkemiz ve geleceğimizle ilgili konulara “Memmet Gibi Olmamak” dileği ile…

481 total views, 1 views today

Bir cevap yazın