“Don’t be a fool!”

Barış Pınarı Harekatı tüm hızıyla devam ederken tüm dünyadan olumlu veya olumsuz (genelde olumsuz) tepkiler almaya devam ediyoruz. Özellikle Avrupa ülkeleri ve ABD’nin tutumu müttefiklik hukukuna uymadığı gibi bazı ülkelerce düşmanca tavırların da sergilendiğini belirtmemiz gerekir. Kimi silah satım anlaşmalarını askıya alıyor, kimi ekonomik yaptırımlarla tehdit ediyor. Gizli açık bir sürü tehditle muhatap oluyoruz. Öyleki ABD başkanı Trump’ın sayın Cumhurbaşkanı’na yazdığı ifşa olan gizli mektup devlet terbiyesinden uzak, küstah ve kibirli bir dille yazılmış tehditler içeriyor. Ne diyor Tramp Erdoğan’a pyd/ypg ile anlaş, “Don’t be a fool !” (Aptal olma). Küstahlığın en ucuz dille ifade edilmiş biçimi bu olsa gerek. Cevap nasıl olmalı takdir yüce Türk Milleti’nindir.

Terör Örgütüyle Müzakere Etmeyiz

Bu mektupta sözde general Mazlum’un bizimle uzlaşmaya hazır olduğundan bahsedilmektedir. Gazetecilerin soruları üzerine sayın Cumhurbaşkanı “Terör örgütüyle müzakere etmeyiz. Türkiye terör örgütünü muhatap alan ülkelerden değildir. “ diyerek gereken cevabı vermiştir. Çok değil 4 yıl önce de bu duruşu sergileseydik, pyd lilerin lahmacun paralarına kadar ödemeseydik belki pyd/ypg problemi bu kadar başımıza dert açmayacaktı. Haklı müdahelemizi “ama siz daha düne kadar öcalanın mektubunu okuyordunuz, Oslo’da görüştüğümüzü kabul ediyorsunuz” eleştirileriyle karşılaşmayacaktık.
Her neyse bu da bir gelişmedir. Umarım her yapılanı alkışlamak yerine eleştirilere de kulak vermeyi öğrenmişizdir.

Asker Selamı

Milli takımımızın Euro 2020 elemeleri grup maçlarındaki attığı gollerden sonra Barış Pınarı Harekatı’nda görev yapan askerlerimize selam göndermesi batının zoruna gitmiş olsa gerek UEFA ya baskı kurarak bu selamları provakasyon kapsamında soruşturma konusu edilmesini sağladılar. Oysa bir çok futbolcunun benzer selamlarla gol sevincinde bulunduğu herkesçe bilinmektedir. Grizman’ın saha kenarında forması üstündeyken asker selamı verdiği o fotoğrafı görmeyen yoktur. Ne diyelim iki yüzlü batı yine her zamanki gibi.

Savaş Değil Terörle Mücadele

Harekatı savaş olarak nitelendiren ülkeler ve çevreler bilmelidir ki bu harekat Türkiye’nin BM anlaşmasının 51. Maddesine dayanarak yaptığı meşru bir terör operasyonudur. Savaş devletler arasında olur. Oysa burada bir taraf devlet diğer taraf bir terör örgütüdür. Bu harekata savaş demek terör örgütüne meşruiyet kazandırma çabasından başka bir şey değildir.

Umarım Çırak Çıkmayız

ABD’li zengin bir çiftlik sahibi hayalini kurduğu bir arabayı özel siparişle yaptırmış ve tam 5 milyon dolara satın almış. Çok beğenerek aldığı arabasına binmiş ve yanına kahyası Coni’yi de alarak Kasaba’nın yolunu tutmuşlar. Yolda konuşmaya daldıkları sırada arabanın lastiği taze bir inek bokunun ortasından geçip ikiye ayırmış. Adam kızgın bir halde aracı sağ çekip boka bakmış. Bir anda boş bulanarak kahyasına dönüp “Coni şu bokun yarısını yersen arabayı sana vereceğim” demiş. Coni bir an bok yemenin çok da zor olmadığını düşünerek arabanın cazibesine kapılmış ve bokun yarısını yemiş. Bu durumu hiç bekletmem patron şaşkınlıkla arabanın anahtarını Coni’ye uzatmışlar.
Coni ve patron Kasaba’dan dönerken Coni düşenceli, patron daha düşünceli, patron “Ben ne yaptım, hayalimdeki arabayı bir anlık gafletle kahyama verdim. Şimdi ben ne yapacağım” derken; Kahya’da “şimdi hanıma çocuklara, eşe dosta ne diyeceğim, araba için bok yedim diye nasıl anlatırım” diyerek kaygılanıyormuş ki tam bu sırada bokun diğer yarısının yanına gelmişler.
Coni: “Patron, bokun diğer yarısını sen yersen arabayı geri veririm” demiş. Zaten pişman olan patron boku yemeyi kabul edip arabayı geri almış.
Coni patrona sormuş: “Patron bu araba giderken senindi, döndük yine senin. Peki şimdi biz bu boku niye yedik?

Umarım sonumuz böyle olmaz. Ve operasyondan beklediğimizi alır, sağ salim bitiririz.

1,124 total views, 1 views today

““Don’t be a fool!”” üzerine 1 yorum.

Bir cevap yazın