“Karaisalı’nın sosyal demografisi”

​Şu an farkında değiliz belki ama topraklarımız ve dolayısıyla geleceğimiz, neslimiz ve ilçemiz “güvenilir” olma özelliğinden uzaklaşmış olacağa benziyor.

​Cumhuriyetin ilk yıllarında Arif Nihat Asya’nın söylediği gibi:

​”Bize bir nazar oldu,

Cumamız pazar oldu.

Bize her ne olduysa

Hep azar azar oldu.”

​Sözünü şimdilerde nasıl teyit ediyorsak, sanırım yakın gelecekte ilçemizin sosyal yapısı da ülkemiz gibi çok değişeceğe benziyor.

​Köylerimize giderken yol kenarlarında gördüğümüz binalar, tarlalar vb. yerler için “Kimin?” diye sorduğumuzda, “Falan şehirli…” diyorlar. Garip mi? Belki değil; ama her şeyi de bu kadar parasal düşünmemeliyiz. İstediğimiz parayı veriyor diye malımızı her önümüze gelene satmamalıyız değerli hemşehrilerim.

​Tarla davalarında kardeş kardeşle düşman olurken “Ben satayım, benden sonrası tufan!” zihniyeti çok yanlış. Biz insanları şehirleri, mezhepleri, ırkları vb. özellikleriyle yargılamak istemiyoruz. Ancak ileride yaşayacağımız kültürel farklılıklar fevkalade bir yozlaşmaya sebep olurken, güvenliğimizin önemli bir parçası olan “mahalle baskısı” mefhumu yok olacak; ahlaksızlıkla birlikte özenti, yozlaşma ve neme lazımcılıklar ayyuka çıkacaktır.

​Son yıllardaki pandemi ve deprem olayları nasıl da bizi birbirimize yakınlaştırdı da köylerimize, anne ve baba yurtlarımıza dönüş yaptık… Çocuklarımız zaten bir internet belası ile karşı karşıya iken, bir de “yabancı komşu” belası oluşturmamaya dikkat edelim derim.

​İlçemizde görev yapmış, ilçemizi beğenmiş ve bizim de kendilerini sevip güvendiğimiz, buraya yerleşen insanlar var. Artık onlar bizden biri olarak kız almış, kız vermiş; örfüyle, adetiyle bizden biri olmuşlar. Onları baş tacı kabul ediyoruz. Vurgu yapmak istediğim insanlar kesinlikle bunlar değil. Demek istediğim insanlar; ya ev almış kiraya vermiş kendileri yok ya da arsa, tarla almış, daha sonraları buraya yerleşmeye çalışan insanlar… Hepsine de sözümüz yok ancak tanımıyoruz, bilmiyoruz; kimdir, nedir, necidir?

​Köylerimizden gelen insanlar bile ilçeye yerleşirken kendi köylülerinin kaldığı sokaktan ev almak isterken, biz ne idüğü belirsiz insanlara toprak ve ev sahiplendirme noktasında daha hassas davranmalıyız diye düşünüyorum.

​Bu vesileyle; biz bize yaşayacağımız “Çeceli” hayali ile hoş kalın, hoşça kalın efendim.

13 total views, 13 views today

Bir cevap yazın