Bu ilçenin her şeyden önce; birlik, beraberlik, anlayış, yardımlaşma ve paylaşma duygusu veren programlara ihtiyacı var. Çünkü bu anlayışa sahip olanlarda aidiyet duygusu oluşur. Ne yaparsan yap; aidiyet duygusu oluşturmadan yapılanlar, tuzsuz yemek gibi yavan kalır. Aidiyet duygusu olunca ise mayalı ekmek gibi lezzetli olur.
Bir yoğurda kendinden olan mayayı, yani yine yoğurdu koyarsan taş gibi yoğurt yaparsın. İşte biz de taş gibi bir aidiyet duygusu oluşturmak durumundayız.
Onun için; her şeyi çok bilen, ego yüklü bir yöneticiden ne yaparsa yapsın, “Tüm yaptıklarım yapılmış olsun da nasıl olursa olsun” zihniyeti çıkar. Ne yatırımlar ne de verilen hizmetler karşılığını bulabilir; bu insanlara “Bunlar benim için yapıldı” dedirtemezsiniz. Çünkü yemekteki tuz ve hamurdaki maya gibi bir şeyler hep eksik kalır. Amacımız üzüm yemekse şayet; yoğurda koyduğumuz maya gibi, insanımıza Karaisalıcılık duygusunu, yani aidiyet duygusunu vermek gerekir.
Bu işler; el görsün diye camiye gitmekle, cenazeye katılmakla, düğünde görünmekle ya da devletin kesesinden ağalık yapmakla olmaz. O aidiyet duygusu olsa şayet, buralara inanarak gitsen ve samimiyetle görünsen; senin yokluğunda insanlar boynunu büker ve yokluğunu hissederler.
Kim olduğunu unutturma, ne olduğunu hatırlat ve hedefini belirle! Tesadüflerle değil; bu ilçede yaşayacağını bilerek, dolayısıyla geleceğe yatırım yapmak adına insanların gönlüne yapılan yatırımlar, insandaki aidiyet duygusunun özünü oluşturur. Günü kurtarmak elbette bir politikadır ancak aidiyet duygusundan yoksun olduğu için fotojenik resimlerin sadece duvarlarda kalır, gönüllere nakşedilemez. Unutulmayan insanlara baktığımızda; egosuz yürekleriyle gönüller inşa ettiklerini görürüz.
Rahmetli Ersin Koçak; gönüllere hizmet etmiş ve gönüllerdeki müstesna yerini egosuzluğu, samimiyeti ve hizmetleriyle nakşetmiştir.
Aidiyet duygusu samimiyet ister, samimiyette ise ego sıfırdır. Egosuz yürekler her zaman yüreklerdedir azizim…
36 total views, 36 views today

Kimdir?
Karaisalı doğumlu, Selçuk Eğitim Enstitüsü Türkçe bölümü ve Anadolu Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümü mezunu. Çeşitli vilayetlerde öğretmenlik ve eğitim yöneticiliği yaptı. Emekli ve 3 erkek çocuk sahibi. Karaisalı sevdalısı ve sesli düşünmeyi yeğleyen bir insan.