Embesiller ve her şeye—hatta kendilerine bile—muhalefet edenler… Bu iki insan tipi, hem toplumda hem de bulundukları gruplarda her şartta zarar veren kişilerdir. Faydaları sadece kendilerinedir. Bukalemun gibidirler; omurgasızlar türünden gelirler. Zaman zaman sizi öyle bir şaşırtırlar ki “Acaba ben mi yanlış tanıyorum?” ikilemine düşersiniz. Bunlara kısaca “devrin adamı” da diyebilirsiniz. Garip olan ise muktedir olandan en çok yararlanma becerisine sahip olmalarıdır.
Embesil: Türkçe kökenli değildir; Fransızcadan dilimize geçmiştir. Budala, aptal, ahmak gibi anlamlara gelir. İnsanlar arasında akıllıca davranamayan, yaptığı işlerde bir mantık bulunmayan kişiler için kullanılır. Genel olarak boş beleş yaşayan insanlardır.
Muhalif: Arapça kökenlidir; “halef” kökünden türetilmiştir ve “karşıt, zıt, itiraz eden” anlamlarına gelir. Türkçedeki kullanımıyla bir şeye karşı olan, itiraz eden veya farklı bir görüşü benimseyen kişileri ifade eder. Siz “siyah” dersiniz, onun için o sadece “kara”dır. Muhalif; genellikle bir politika, düşünce, hükümet veya kişinin karşısında duran taraftır.
Toplumda aramızda yaşayan bu embesiller, saflığa yatıp sömürü uygulayanlarla; kendisine bile muhalif olup “Aman bana bulaşmasın” dedirterek işini yürüten uyanık tiplerdir. Hep yanı başımızdadırlar ancak onlara hiç ihtimal vermeyiz. Onları bu kalıplara hemen sığdıramayız çünkü görünüşte herkesin arkadaşıdırlar.
Ayrıca embesilleri besleyenler olduğu gibi, bu muhalifleri yönlendirenler de elbette vardır.
Yalakalık, yağcılık, “ağam, paşam” gibi tavırlarla kişiye göre rol yapar, her devirde düdüklerini öttürürler. Neden mi?
”Aman dedikodumu yapmasın, aman bana zarar vermesin, aman lafımı bir yere taşımasın…”
İşte insanların bu çekinceleri onların en büyük sermayesidir. Her ikisinin de temel amacı siyasi rant elde etmek, asalak yaşamak ve kişisel çıkar sağlamaktır. Siyasetin ve siyasetçinin de elbette açıkları vardır; açık vermeseler zaten normal şartlarda görev yapamazlar. Velhasıl; siyasiler ile bu embesil ve muhalif tipler geçmişte hep vardılar, anlaşılan o ki gelecekte de var olmaya devam edecekler.
Embesillik ve her şeye—kendine bile—muhalif olmak, şüphesiz bir kişilik bozukluğu ve psikolojik bir rahatsızlıktır.
Rabbim bizleri bunların şerrinden korusun.
Hoş kalın, hoşça kalın…
55 total views, 55 views today

Kimdir?
Karaisalı doğumlu, Selçuk Eğitim Enstitüsü Türkçe bölümü ve Anadolu Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümü mezunu. Çeşitli vilayetlerde öğretmenlik ve eğitim yöneticiliği yaptı. Emekli ve 3 erkek çocuk sahibi. Karaisalı sevdalısı ve sesli düşünmeyi yeğleyen bir insan.