“Ben ilahiyatçı değilim ama…”

Cem olmayı engelleyen, cemaat olmayı umursamayan, birlik beraberlik ruhunu dinamitleyen; entel dantel rollere girip dini insanların nefsine göre yorumlayan birtakım zevat, sosyal mecralarda boy gösterip Peygamberimiz, Efendimiz s.a.v. Hz. Muhammed’i anlatırken asker arkadaşı imiş gibi anlatıyor. Bu insanların, ilk etapta benim gibi sıradan Müslümanlara veya ilahiyat eğitimi almamış insanlara nefis odaklı sundukları bilgi, görüş ve önerileri hoş gelebiliyor. Ancak söylediğim gibi; cami kültürü olmadan, cemaat şuuru olmadan, şehirlerde kimin nereye gittiğini, kimin nerede ne yaptığını bilmeden star rollerine, başrol oyuncu ve şarkıcılar gibi göründüklerinden; birazcık Arap kültürü dedikleri özellikleri olan insanlara öcü gibi bakıyorlar veya baktırıyorlar.

​Bu din; daha çok görerek, yaşayarak anlaşılmış ve anlatılmıştır. Sırça saraylarınızdan bir şeyler yazıyorsunuz veya birilerinin duymak istediklerini yazıyorsunuz; özelinizde yaptığınızdan, yaşadığınızdan bihaber… Örnek davranış yok, rol model değilsiniz v.s. v.s. Bırakınız beyler bu tür şeyleri! Bu dine ilgi duyan; bu dini, birilerinin yaşadığı gibi gören; iyilikten, paylaşmaktan, yardımlaşmaktan yana olan; israfı önleyen ve mütevazi yaşayan insanlara ilgi duyan; sadece ve sadece insan olduğu için ilgi gören insanların bakir İslam anlayışlarına dokunmayınız. Bulanık suda balık avlamak gibi, acaba birkaç etrafını göremeyen, şartı şurtu olmayan saf insanları ötekileştirmeyin.

​Tebliğ yapmak istiyorsan, hak hukuk anlatmak istiyorsan, “Şu dağın arkasındaki deveyi görmeden, söyleyenin güvenilirliğinden dolayı var kabul eden” samimi Müslümanların hayallerini yıkmayınız. Bırakınız kendileri; kendilerine rol model kabul ettikleri, yaşantısına inandıkları, güvendikleri insanları sevsinler ve cem olsunlar. Bırakın öküzün altında buzağı aramayı ve bırakın bu samimi insanların akidelerine trafik polisi olmayı!

​Elbette bir bahçedeki elma veren ağaçların içerisinden hastalıklı elma çıkacaktır, bunun aksini iddia etmiyoruz; ama baktığınız her şey yanlış, gördüğünüz ve duyduğunuz her şey yalan veya uydurma diye düşünmeyin. Bir kişi, bu dini yeryüzünde iki milyar insanın Müslüman olmasını sağladıysa ve şu an dünya nüfusunun yüzde yirmibeşi Müslümansa; neyi, ne zaman, nasıl sorgulayacağınızı sorgulayınız. İşi sulandırmak; kelime oyunlarına başvurarak zihinleri karıştırmak, pişmiş aşa su koymaktan başka bir şey değildir. En çok birliğe, beraberliğe ihtiyacımızın olduğu bu günlerde ayrıştırıcı ve ötekileştirici paylaşımlardan imtina etmeli ve fitneyi uyandırmamaya özen göstermeliyiz diye düşünüyoruz.

​Kesinlikle okuyalım, dinleyelim, araştıralım; ama sınıflardaki akıllı tahtalar, öğretmen olmadan amacı doğrultusunda kullanılamıyor.

​”Halat nasıl lif lif parçalanırsa, din de sünnetin birer birer terkiyle ortadan kalkar.” (Darimi, Mukaddime 16)

​Öyleyse dinin elden çıkışı, sünnetin terk edilmesiyle başlamış olur diyebiliriz…

​Tekrar ediyorum; ben ilahiyatçı değilim…

112 total views, 112 views today

Bir cevap yazın