Süt Tankı

Sevgili Ziya Polat hocam işi gücü bırakıp ‘’Karaisalı Delileri’’nin Mutemet Bey’ini aramaya koyulup Vahit Şahin Bey de bu ‘’Konjoktürde’’ trenin hareket zamanını beklemeye koyulunca yazayım dedim.
İlçenin birinde geçimini sadece süt üretip satarak sağlayan bir köy varmış. Köylüler süt üretirken herkes farklı farklı alıcılara, farklı farklı fiyattan ürettikleri sütleri satarmış. Kiminin ineği çok iyi süt verirken, o anda diğer köy sakininin ineği ise çok az süt verirmiş. Bazen de birilerinin ineği sütten tam olarak kesilir ve hiç süt elde edilemezmiş. Kimi ucuz kimi pahalı sattığı için ise zaman zaman ekonomik kriz de olurmuş köyde.
Köyün çözüm odaklı sakinlerinden birkaçı bir gün toplanıp bir karar almak istemişler. Tüm köylüyü toplayıp, gelin bir kooperatif kuralım, sütleri tek elde toplayalım. Köy meydanına bir süt tankeri yaptıralım. Herkes akşam ineklerinden sağdığı süt ile sabah elde ettiği sütleri gün ağarmadan gelip bu süt tankına döksünler. Gün ağarmadan ve kimse kimsenin ne döktüğünü görmeden herkes sütünü döksün ki, Ahmet az döktü, Mehmet çok döktü dedikodusu olmasın. Hem tek elden pahalıya satarız hem de sütten elde edilen miktarı köylümüze eşit paylar halinde dağıtırız ki köyümüzde ayrımcılık kayrımcılık kalmasın demişler. Bu fikre o gün orada olan tüm köylüler taraf olmuşlar bu fikir kabul görmüş. Muhtar başkanlığında kooperatif kurulmuş, süt tankı yapılıp köy meydanına konulmuş. Ve beklenen gün gelmiş. Tüm köylüye haber salınmış. Herkes ürettiği sütü sabah gün ağarmadan artık tankere dökecek, yarın başlıyoruz demişler.
O karar akşamı adamın biri evine varmış. Hanımına durumu özetlemiş. Hanım demiş, biz süt yerine tankere o gecenin karanlığında bir kova su döksek kim bilecek? Elimizdeki süt ile de sen yoğurt-peynir yapsan. Hem kooperatiften düzenli para alırız hem de sütümüzden yaptığımız yoğurt peynir ile rahat rahat geçinir gideriz ne dersin? Karısı da bu fikre onay vermiş. Tamam demiş, öyle yapalım.
İlk günün sabahı olmadan adam bir kova suyu süt yerine süt tankına boşaltmış. Tabii bütün köylü üzerine düşeni yapmışlar. Gün ağarıp anlaşma yapılan tüccar köye gelince, kooperatif başkanı muhtar ve diğer üyeler süt tankının başına gelmişler. Alıcı süt tankının boşaltma çeşmesini açınca bir de ne görsün: Süt tankının çeşmesinden su akıyor, hem de saf su !!!
Tabii süt alımı için anlaşılan tüccar bir litre bile süt almadan köyden ayrılmış. Kimse tüccarın yüzüne bakamamış. Dolayısı ile köyde kurulması düşünülen birlik ve beraberlik daha ilk günden bozuluvermiş.
Şimdi doktor bey bu hikayeyi niye anlattı diye düşünenler olacak. Onlara bu hikayenin neden yazıldığını ve sonunun nasıl bittiğini yüz yüze sorarlarsa anlatacağım. Merak ediyorsanız beni gördüğünüzde çekinmeden sorabilirsiniz. Hikayenin sonu hem eğlenceli hem de ilginç. Benden söylemesi…

1,047 total views, 1 views today

Bir cevap yazın