Resulullah’ın Elçisi Muaz Bin Cebel (R.A)

Allah azze ve cellenin Kur’an’ı Kerim’in birçok ayetinde övdüğü, Efendimiz Aleyhisselam’ın en zor zamanlarında yanında olan, İslam’iyetin yayılmasında, Kur’an’ı Kerim’in bugünlere kadar gelmesinde, çok büyük emekleri, fedakarlıkları olan Sahabe’i Kiram efendilerimizi tanıma, anlama gayretimize bu haftada Muaz bin Cebel (r.a) ile devam ediyoruz.

Muaz bin Cebel (r.a) ile ilgili, birçok hadis kitabında Peygamber Efendimiz (s.a.s) ile arasında geçen bir hadisi, bugünün dünyasında bizlerede ışık tutması vesilesi ile anlatmak istedim.

Resûl’i Ekrem Efendimizin Müslüman beldelere vâli ve zekat tahsil etmesi için, buğünün tabiriyle memurlar gönderdiği bir zamanda, bir sabah namazı sonrası cemaata dönerek, ” İçinizden hanginiz Yemen’e gider?” buyurdu.

Hz. Ebubekir (r.a) “Ben giderim, yâ Resûllah.” dedi.

Peygamber Efendimiz hiçbir cevap vermedi sustu. Az sonra tekrar, ” Hanginiz Yemen’e gider?” diye sordu.

Bu sefer Hz.Ömer (r.a) ayağa kalktı, ” Ben giderim, yâ Resûllah.” dedi.

Peygamber Efendimiz Hz Ömer’e de cevap vermedi sustu. Bir müddet bekledikten sonra tekrar, ” İçinizden Yemen’e kim gider?” diye sordu.

Muaz bin Cebel (r.a) ayağa kalktı, “Ben giderim, yâ Resûlallah.” dedi. Bunun üzerine Efendimiz (s.a.s) ” EY Muaz! Bu vazife senindir.” buyurdu.

O sırada Yemen üç valiliğe ayrılmıştı. Hz. Muaz valiliklerin en büyüğü olan Cened valiliğine tayin edilmişti. Orada halka İslamiyeti anlatacak, Kur’an’ı Kerim okumayı öğretecekti. Hz. Muaz Medine’den ayrılacağı sırada Peygamber Efendimiz ona,

” Sana herhangi bir dava, bir sorun getirildiği zaman nasıl ve neye göre hüküm verirsin?” diye sordu. Hz. Muaz,

” Allah’ın kitabındaki hükümlerle hüküm veririm.” dedi. Resûl’i Ekrem Efendimiz,

” Eğer Allah’ın kitabında onunla ilgili bir hüküm bulamazsan neye göre hüküm verirsin? ” diye sordu. Hz. Muaz,

” Resûlullah’ın sünnetine göre hüküm veririm.” dedi. Resûl’i Ekrem Efendimiz bu sefer,

” Resûlullah’ın sünnetinde de onunla ilgili bir hüküm bulamazsan, ne yaparsın? “diye sordu. Hz. Muaz,

” O zaman, kendi görüşüme göre içtihad eder, hüküm veririm.” dedi.

Resûl’i Ekrem Efendimiz bundan son derece memnun oldu.

” Allah’a hamdolsun ki, Resûlullah’ın elçisini, Resûlullah’ın razı olduğu şeye muvaffak kıldı.”

Yola çıkacağı zaman Peygamber Efendimiz, Hz. Muaz’a şu emir ve tavsiyelerde bulundu:

” Sen ehli kitap bir kavmin yanına gidiyorsun. Onları, bir olan Allah’a iman ve benim de Resûlullah olduğuma şehadete davet et. Eğer bunu kabul ederlerse, onlara, Allah’ın her gün ve gecede beş vakit namazı farz kıldığını bildir. Eğer bunu da kabul ederlerse, Allah’ın kendilerine, zenginlerden alınıp, fakirlere verilecek zekatı farz kıldığını bildir. Eğer, bunu kabul ederlerse, sakın mallarının en kıymetlilerini alma! ”
” Mazlumun duasından sakın! Çünkü, bu dua ile Allah’u Teala arasında perde yoktur.”

Resûl’i Ekrem Efendimizin, Hz. Muaz ile beraberinde gönderdiği Ebű Mûsa el Eşari’yi uğurlarken de son tavsiyesi şu oldu:

“Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız! Müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz! Birbirinizle anlaşın, iyi geçinin, ihtilafa düşmeyin.”

Rabbim bizlere Sahabe’i Kiram Efendilerimizden feyz almayı nasip eylesin…

267 total views, 1 views today

Bir cevap yazın