Önden Gidenlerden Ömer Döngeloğlu

Dünyayı ve ülkemizi kasıp kavuran koronavirüs aylardır birçok insanın hayatını kaybetmesine, ahirete intikal etmesine vesile oldu. Ahirete intikal edenlerden biriside, zaman zaman ilminden, bilgisinden istifade ettiğim, ilahiyatcı yazar Ömer Döngeloğlu hocamız oldu.

1968 Tokat Zile doğumlu olan Ömer hoca, Peygamber aşığı, Sahabe sevdalısı bir insandı. Ömrünü Efendimiz Aleyhisselam’ın getirdiklerini, bildirdiklerini insanlara anlatarak, onların uyanmalarını, geçici olan bu dünyaya gereğinden fazla değer vermemeleri gerektiğini anlatmak için, diyar diyar, kürsü kürsü dolaşırdı. Sıcak bir üslup ve dudak ucuyla değilde, yüreğiyle konuşurdu Ömer hoca.

Peygamberleri anlatırdı Ömer hoca insanların daraldığında, bunaldığında, kendini çaresiz hissetiğinde onlara baksınlar ibret alsınlar, isyan etmesinler, derdi veren Allah’ın dermanıda vereceğini bilsinler diye. İbrahim Aleyselamı anlatırdı mesala, ateşin onu nasıl yakmadığını, Musa Aleyselamı anlatırdı, en zor anda  Allah’ın yardımıyla Kızıl denizin ayrılıp ona yol verdiğini. Yusuf Aleyselamı anlatırdı mesala, insanlar hayasını, iffetini, namusunu beş paraya satmasınlar Yusuf Aleyselamı baksınlar diye. Mesala Eyub Aleyselamı anlatırdı, insanlar hastalandığında, care bulamadıklarında Eyub Aleyselama baksın, sabretsin tevekkül etsin diye.

Peygamber Efendimizi anlatırdı Ömer hoca öksüz büyüdüğünü, doğmadan babasını, altı yaşında annesini kaybettiğini anlatırdı. Cahiliyenin o zor zamanlarında, öksüz büyümenin acısını iliklerine kadar işlediğini, büyürken nasıl temiz ve El Emin kaldığını anlatırdı. Hatice annemizle olan evliliğini, o evlilikten olan çocukları Kasım, Abdullah, Zeyneb, Rukiye, Ümmü Gülsüm, ve Fatıma tüz Zehra’yı anlatırdı. Efendimize Hira mağarasında ilk vahin gelişini, Mekke sokaklarında, Erkam’ın evinde İslam’ı nasıl tebliğ ettiğini anlatırdı. Amcası Ebu Talib’in, vefaker eş Hatice’nin vefatını, altı çocuğunu kendi eliyle kabre koyduğunu anlatırdı. İnsanlık tarihinin en büyük olaylarından, belkide birincisi olan hicreti anlatırdı. Malın, mülkün bugün bizlerin zannettigi gibi değerli olmadığını anlamamız için, bugünlerde o kadar çok muhtaç olduğumuz tarihte eşi benzeri olmayan, Muhacir, Ensar kardeşliğini anlatırdı, yaşlı gözlerle Ömer hoca.

Bedir’e inen melekleri, Uhud’un şehitlerini, Mekke’nin fethini, Efendimizin kıyamete kadar gelecek insanlığa emanet ettiği veda hutbesini anlatırdı. Mekke’de başlayan, kıyamete kadar sürecek bir hayatın, bu hayatın getirdiği büyük bir medeniyeti anlatırdı. Öyle bir medeniyet ki, kız çocuklarını diri diri toprağa gömen, kadınları pazarda mal gibi satan  bir zihniyetten, Cenneti o kadınların ayakları altına koyan bir medeniyet.

Birde önden gidenleri anlatırdı, Ömer hoca;

Allah’u Teala’nın kuranı keriminde ” Muhacir ve Ensar’ın ilkleri ile onlara güzelce uyanları, altından ırmaklar akan cennetine koyacağının müjdesi veriyor.” Bu müjdeye uysunlar diye, sanada, banada sahabeyi anlatırdı Ömer hoca. Sadık dost, dosttan da, daha öte bir dost Hz.Ebu Bekir’i anlatırdı. Meleklerin bile haya ettiği Hz. Osman’ı, doksan yaşında atına binip, İstanbul’u fethetmeye gelen Eyub el Ensari’yi, İslam’ın ilk öğretmeni, güzeller güzeli, Medine’nin manevi fatihi Musab bin Umeyr’i anlatırdı. Hz. Cafer’i Tayyar’ı anlatırdı, Habeş kralı Neçaşi’nin karşısında, İslam tarihine yön veren konuşmasını, Enes bin Nadr’ın Uhut’un meydanındaki kahramanlığını, Efendimizin can paresi Hz.Hüseyin’in ve Ehli Beyt’in Kerbela’da katledişini anlatırdı, Ömer hoca onları anlamamız ve onların yolundan ayrılmamamız için.

Son olarak şunla bitireyim;

Ömer hoca son katıldığı ve sunuculuğunu Bekir Develi abimizin yaptığı bir programda, Ömer hocaya şöyle bir soru sormuştu. Hocam birgün vefat eder, Allah’u Teala sizi cennetine koyarsa, orada en çok kimi görmek istersiniz. Ömer hocada en çok, Efendimizin vefakar, cefakar, eşi Hz Hatice annemizi görmeyi ve onu çok merak ettiğini, amcası Hz. Hamza’yı görmeyi çok istediğini söylemişti.

Duam odur ki, Ömer hocam bu dileğine, isteğine nail olur, cennette Hz.Hatice annemizle, amcası Hz. Hamza’yla komşu olur, yıllarca bıkmadan, usanmadan anlattığı, Allah’u Teala’nın Kur’anında övdüğü, o sahabe efendilerimizle cennette arkadaş olur.

Yaptıkların için teşekkürler hocam…

 

141 total views, 1 views today

Bir cevap yazın