HZ. HATİCE’TÜL KÜBRA (R.A)

Hz. Muhammed (s.a.v) Onun için şöyle söylüyor. ” Allah’a yemin ederim ki, bana Hatice’den daha hayırlı bir hanım verilmemiştir. İnsanlar beni inkar ettiği zaman, o bana iman etti. İnsanlar beni yalanladığı zaman, o beni tastik etti. İnsanlar beni mahrum ettiği zaman, o bana malıyla sahib çıktı. Allah beni ondan diğer hanımlara nasib olmayan çocuklarla rızıklandırdı.”

Yolumuzun yegane rehberi olan Sahabe efendilerimizin hayatlarından birşeyler okuduğumuz zaman, onların değerlerinden birşeyler eksilmez. Onlara bizlerin bir faydasıda olmaz. Fakat her Sahabenin hayatı bizler için  önemlidir. O Sahabe Hz. Peygamber (s.a.v)’in muhterem eşlerinden biri ve ilki ise dahada bir önem kazanıyor. Çünkü o eşler  anneleri olan Peygamber (s.a.v) hanımlarını en az annelerimiz kadar tanımalıyız. Tanımalıyız ki ideal Müslüman eş nasıl olur, İslam davasına bir ömür nasıl adanır anlayalım ve yaşayalım.

Hz. Hatice(r.a) annemiz sadece yaşadığı zamana değil, ahir zamanada ışık tutuyor. Hayatıyla davranışlarıyla, ailedeki konumuyla sadece hanımlara değil, tüm ümmeti Muhammet’e örnek oluyor. İmanda, sabırda, iffette, güzel ahlakta sergilemiş olduğu saglam duruşunu bugün anlamak yaşamak mümkün değil. Ancak o yolda yürümeye, o yolda olmaya dahi ihtiyacımız var. Manevi olarak hasta gönüllerimizi, kalplerimizi onun davranışlarını yaşamakla iyileştirebiliriz.

Hz. Peygamber (s.a.v) nazarında Hz. HATİCE (r.a) validemizin bambaşka bir yeri vardı. Bunun içindirki o kadınlar aleminin sultanıydı. O sultanın hayatından alacağımız çok önemli dersler var. Çünkü:

– O Hz. Peygamber (s.a.v)’den sonra ilkkez insanlık alemine Le ilehe illallah Muhammedin Resulullah kelimesini duyurandır.

– O Hz. Peygamber (s.a.v) ile birlikte imandan sonra, en büyük hakikat olan namaz için Allah’ ın huzuruna durandır.

– O Hz. Peygamber (s.a.v) Efendimizin ilk eşi ve yoldaşı olması şerefine nail olandır.

– O Hz. Peygamber (s.a.v) ile 15 yıl nübüvetten (Peygamberlik) önce, 10 yılda nübüvetten sonra aynı yastığa baş koyandır.

– O Hz. Peygamber (s.a.v)’in evine ikisi erkek, dördü kız olmak üzere tam altı tane evlat hediye edendir.

– O Hz. Peygamber (s.a.v)’in ehli beyt neslinin kökü olan Hz. Fatıma (r.a)’ı doğuran, Hz. Ali (r.a)’a annelik yapandır.

– O Hz. Peygamber (s.a.v)’in lisanıyla Cennet’ le müjdelenen bahtiyar bir İslam hanımıdır.

– O cahiliyenin zifiri karanlığında, kirlenmeden pak ve temiz kalan, bu özelliğiyle Tahire ismini kazanan bir annemizdir.

– O on yıl Nübüvetin ve Risaletin davasına bir ana gibi sahib çıkarak, varlığını davasına adayan bir anamızdır.

– O Mekke’nin en zenginlerinden biriyken, bütün malını Allah yolunda harcadıktan sonra, ölürken üzerine bir kefen dahi bulunamayan Cennet’in hanımefendisiydi.

Bugün biz bu memlekette, iman adına birşeyler yaşıyorsak, bizden önca bu topraklara iman tohumu eken ve mükafatını Allah’tan bekleyen o güzel insanların emeklerinin neticesidir. Bizlerde Hatice annemizin ve  o güzel insanların yolundan gidersek, bozulan imanlarımız, bozulan kalplerimiz düzelecek, bizden sonra bu topraklara gelecek nesillerin imanını kurtaracak tohumlar ekeceyiz Allah’ın inayetiyle.

Bir Ayet:
” Allah, iman edip dünya ve ahiret için  yararlı işler yapanları, altından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Şüphesiz Allah dilediğini yapar.”
( Hac Suresi 14.Ayet )

Bir Hadis:
” Sevabı dünyada iken verilecek iyilik, başkalarının dertleri ile ilgilenmek ve akraba ile bağları korumak. Cezası dünyada iken verilecek kötülük ise haddi aşarak azgınlık yapmak ve akraba ile ilişkileri kesmektir.”
(İbni Mace – Ebu Davut)

423 total views, 1 views today

Bir cevap yazın