Hz. Ali (r.a.)’ın hicreti

Mekke’de Müslüman’lara karşı baskı günden güne artıyordu. Akla hayale gelmeyecek işkenceler, zulümler yapıyorlardı. Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz Müslüman’lara Medine’ye gitmelerini, hicret etmelerini oradaki Müslüman’ların kendilerine yardım edeceğini söyledi. Müslüman’ lar gruplar halinde Medine’ye hicret etmeye başladı. Mekke’de işkence görenlerin dışında Hz. Peygamber (s.a.v.), Hz. Ebubekir (r.a.) ve Hz. Ali (r.a.) kalmıştı.
Mekke’li müşrikler önemli konuları, önenli kararları aldıkları Darul Nedve’de toplandılar. Müslüman’lar daha fazla çoğalmasın, güçlenmesin diye Hz. Peygamber(s.a.v.) Efendimizi öldürmeye karar verdiler. Haşimoğulları kan davası gütmesin, Efendimiz Aleyhisselam’ın hesabını sormasın diye, her kabileden en iyi birer savaşçıları bir araya topladılar.
Allah’u Teala Hz. Peygamber (s.a.v.)’i  bu durumdan haberdar etti. Bir gece müşrikler Hz. Peygamber (s.a.v.)’in evinin önünde toplandılar. Allah Resül’ü Hz. Ali(r.a.) Efendimize yeşil cübbesini verdiler, sen bu gece burada kal, yatağımda yat uyu, korkma sana hiçbir zarar veremezler dediler. İçeriyi görsünler diye kapıda biryer açtı. Buradan seni bu cübbenin içinde görünce sabaha kadar burada bekleyecekler, arkamdan gelmeyecekler dedi. Kapıda bekleyenlerin gözüne Allah(c.c.) tarafından bir perde indi ve Hz. Peygamber onların arasından Yasin suresinin 9.Ayetini “Onların önlerine bir set, arkalarından da bir set çektik, böylece gözlerini perdeledik, artık göremezler.” Ayetini okuyarak, ğözlerine bir avuç kum savurarak Hz. Ebu Bekir (r.a.) ile Medine’ye dogru hicret etmeye başladı.
Allah’a imanı olmayan hiçbir kimsenin yapacağı bir iş değildi. Ölümün mukadder olduğu bir yer Ali Bin Ebu Talip oluyorsunuz. Çünkü biliyorsunuz ki Allah(c.c.) bu ümmet Peygamber Aleyselama itaat edince, O merhamet edecek, yollar açılacak, bu ümmet yürüyecekti.
Yeri geldiğinde Ali Bin Ebu Talip gibi Peygamber yaşasın diye kendinizi ortaya koyuyorsunuz, onun cübbesini giyiyorsunuz, onun yatağındasınız, seher vaktiyle ellerinde kılıçlarla Efendimizin evine dalıyorlar, kaldırıyorlar yeşil cübbeyi, bakıyorlar ki cübbenin altında Ali Bin Ebu Talip var. Ölümün muhakkak olduğu bir yer, Hz. Peygamber’le öyle bir iman nikahı kıyıyorsunuz ki, kılıçlar çekilmiş, kapıda onlar var, bu yatağa ben yatayım, bu davayı ben bekleyeyim, ölüm gelecekse ben öleyim, sen yaşa, ben ölürsem sadece Ali ölür, ama insanlığın kurtuluşu senin yaşamana baglı diyebilmek.
Hz. Ali (r.a.) bu olaydan sonra üç gün daha Mekke’de kalıyor, Resulullah’ın kendisine bıraktığı emanetleri sahiplerine teslim ediyor, daha sonra Medine’ye doğru hicret ediyordu. Hz. Ali(r.a.) geceleri yürüyerek, gündüzleri gizlenerek, uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra Medine’ye varıyordu.
Allah’a ve Resulüne Sahabe gibi inanırsak, Sahabenin yolundan gidenler gibi Kur’ana teslim olursak, onların yolunu açan Allah Azze ve Celle bizimde yolumuzu açacaktır.

Bir Ayet:
“İnsanlardan öylesi de vardır ki, kendisini Allah’ın hoşnutluğunu kazanmaya adamıştır. Allah kullarına çok şefkatlidir.”  (Bakara Suresi 207. Ayet)

Bir Hadis:
“Ben kimin dostu isem, Ali’de onun dostudur.”  ( Tirmizi, Menakıb 19/3713)

520 total views, 1 views today

Bir cevap yazın