Gençler işsiz, gençler umutsuz, gençler perişan!

CHP Bartın Milletvekili Av. Aysu Bankoğlu, “AKP’nin 18 yıldır bitmeyen vaatleri karşısında, gençlerimizin “gerçek” hayatları, bambaşka. Yani, “masallar” ve “gerçekler” karşılaştırmasından bahsediyorum. Şanslı azınlık haricinde işsizlik, yoksulluk ve mücadeleyle dolu, 20 milyon genç hayattan söz ediyorum.”dedi.

CHP’li Vekil Bankoğlu, “AKP’nin 2018 seçimlerindeki vaatlerine baktığımızda, çarpıcı sonuçlarla karşılaşıyoruz. MASAL 1: “İşsizliği kalıcı olarak düşüreceğiz” denilmiş. Ben de diyorum ki, “GERÇEK 1”: İşsizlik rakamları ortada. Geniş tanımlı işsiz sayımız, 10 milyondan fazla. Türkiye İstatistik Kurumu’na göre bile, her 4 üniversite mezunu gençten birisi işsiz. Ülkedeki “asıl beka sorunu”, işsiz gençlerdir!” ifadelerini kullandı.

TBMM kürsüsünden AKP’li “yürütme” organına ve milletvekillerine seslenen Bankoğlu, şöyle konuştu:

Siz, yurttaştan aldığınız milyarları sayısız yandaşa dağıtıyorsunuz. Bunu ısrarla ve açıkça yapmaya devam ediyorsunuz. Müsriflikte ve israfta sınır tanımıyor; Somali’nin IMF borcunu ödüyor, 8 uçakla Kıbrıs’a gidiyorsunuz. “Hasta garantisi”ne, “geçiş garantisi”ne, “uçuş garantisi”ne girmiyorum bile.

Milyonlarca genç işsiz, aşsız, harçlıksız. Pandemi döneminde, gençlere bir defaya mahsus, “karşılıksız ödeme” bile yapmadınız; “vicdan” diyorum. Pandemide işini kaybeden on binlerce genç var. Sayın Bakan’a hatırlatmak isterim: Zaten sigortasız çalıştığı için, İşsizlik Fonu’ndan yararlanamayan pek çok genç de var. Ama hükümetiniz, böyle zamanlarda, “ölü taklidi” yapma konusunda çok iyi.

MASAL 2: “Başvuran her gencin barınma ve burs ihtiyaçlarını karşılayacağız” demişsiniz. Tekrar, ben size söyleyeyim GERÇEK 2’yi: Gençler, KYK yurtlarında, aylarca kontenjan arıyor; imkânı olanlar torpil arıyor. “Kredi ve Yurtlar Kurumu” borçlarını ödeyemeyen 3 milyon 100 binden fazla genç var. 300 bin genç de “icralık” olmuş durumda. Yani sayenizde, hayatına “icra takipleriyle” yepyeni bir sayfa açan gençlik!

gencin KYK borcu kolayca silinebilirdi?

MASAL 3: MUTLU GENÇLİK. GERÇEK 3 ise şu: Gelecek kaygısı ve geçim derdi içindeki gençler tabii ki mutsuz, umutsuz, fikirlerini söyleyememekten rahatsız. En çok da AKP iktidarı döneminde, doğup büyümüş gençler mutsuz. İstanbul’da, çekirdek satmak zorunda kalan “doktora öğrencisi” gencin videosu, sanayide çalışan üniversite mezunları, paket servise çıkan öğretmenler ve dile getirilebilecek daha birçok örnek. Tablo böyleyken 2020 Türkiye’sinde, gençlik nasıl mutlu olabilir?

Bakanlığa ve aslında yönetimdeki tüm AKP’lilere sormak isterim: Pandemi başladığından beri gençler için ne yaptınız? Hangi gereksinimlerini karşılamak için projeler üretip hayata geçirdiniz?

Bir genç, üniversite harcını yatıramadığı için neden inşaatlarda çalışmak zorunda kalıyor; hiç düşündünüz mü? İş bulamadığı, ailesine daha fazla yük olmaya dayanamadığı için intihar eden gençler var ülkemizde, biliyor musunuz?

Gençlerin hayallerinde neden yurt dışına gitmek var, gerçekten kafa yordunuz mu? Çözüm üretmek istiyor musunuz? “Z Kuşağı” gençleri, AKP’ye ne demişti, hatırlar mısınız? “Oy Moy Yok”! Bu tepkinin nedenini düşündünüz mü?

Sayın Gençlik ve Spor Bakanı, siz “gençlik politikalarından”, aslında, bu ülkenin en önemli cevherinden, geleceğinden sorumlusunuz. Milyonlarca genç işsiz, yoksul, borçlu, mutsuz iken siz gidip Sayın Cumhurbaşkanı’na, en azından “bir çözüm bulmalıyız” diyebilmelisiniz. Yoksa, Instagram’dan ya da TikTok’tan istifa etmem gerekir diye mi korkuyorsunuz? Bu gerçekleri zaten anlatıyorsanız sorunlar neden çözülemiyor? Hız kazandırdığı iddia edilen yeni “sisteminizden” dolayı mı?”

Bankoğlu, konuşmasının son bölümünde, gençlerin talep ve beklentilerini tek tek ortaya koyarak şunları söyledi:

“Ülkemizdeki 20 milyondan fazla genç adına, neler beklediğimizi hatırlatmak isterim:

– Biz, her şeyden evvel, “fikirlerimiz, düşüncelerimiz”, ciddiye alınsın istiyoruz!

– Saygı görmek istiyoruz, “kaygılarımız dikkate alınsın” diyoruz!

– “Özgür bir yaşam” istiyoruz!

– “Geri ödemeli kredi” değil, öğrencilere burs istiyoruz. Betona para harcanması yerine eğitime ve sportif faaliyetlere daha çok önem verilmesini istiyoruz.

– Bakanlık, mali kaynaklarını, Atamızın ülkeyi emanet etmiş olduğu gençler için harcasın istiyoruz.

– Zengin bir yandaşın milyonlarca liralık vergi borcunun değil, KYK borçlarımızın silinmesini istiyoruz!

– Üniversiteyi kazandığımızda yurt konusunda endişe etmemek istiyoruz!

– Kimseye yük olmak istemiyor; ekonomik özgürlük talep ediyoruz.

– İş bulabilmek için, “acaba torpil yaptıracak tanıdık var mı?” diye düşünmemek istiyoruz. Eşit muamele bekliyoruz.

– “Beyin göçü”ndeki artış rakamlarıyla değil, yaptığımız buluşların sayısıyla anılmak istiyoruz.

– Tweet attığımızda ya da bir Devlet büyüğünü(!) eleştirdiğimizde, gözaltına alınmayacağımızı bilmek istiyoruz!

– Ama en çok ne istiyoruz, ne diye haykırıyoruz biliyor musunuz: ADALET!

Ve emin olun, bunları saydım ama önerilerimi, yerine getirmeyeceğinizi de -maalesef- gayet iyi biliyorum.

AKP olarak, hükümet olarak biz gençlerden korkuyorsunuz; aslında haklısınız da; çünkü, size güvenmiyoruz, size inanmıyoruz. Bizi, gençleri kolaylıkla kandıramıyorsunuz. Dünyanın pek çok yerindeki “baskıcı iktidarlar” gibi, kutuplaşmayı körüklüyor; gençlerden çekiniyorsunuz.

Hiç merak etmeyin, AKP olarak zaten ilk seçimde yolcusunuz. Bu ayrılışınızı da ömrünüz boyunca unutamayacaksınız.

Genç arkadaşlarıma da son olarak şunu söylemek isterim: Çizdiğim tablo olumsuz ama “yok öyle umutları yitirip karanlıkta savrulmak. Unutma, aynı gökyüzü altında bir direniştir yaşamak!” Sabredin, gerçekten az kaldı. Gelecek biziz!”

345 total views, 1 views today

Bir cevap yazın