Evraklar Cumadan Hazır!!!

21 Mayıs 2008 tarihinde ilimizde aile hekimliği uygulanmaya başlandı. Aile Hekimliği Uygulaması ilimizde faaliyete geçmeden önce mahalle ya da köylerimizde vefat eden vatandaşlarımızın gömme izin belgelerini olay adli değilse köy ya da mahalle muhtarı, jandarma ya da sağlık ocağı hekimi verirdi. Aile Hekimliği ile birlikte bu çeşit gömme izin belgelerini sadece aile hekimleri verebilir oldu. Mesai saatleri içerisinde vefat eden kişinin yakınları aile hekimine haber ediyor, aile hekimi cenazeyi yerinde görerek şüpheli bir durum saptamadıysa izin belgesi düzenleniyor artık. Mesai saatleri dışında ya da hafta sonu vefat eden kişiler için ise ilçede görevli hekimler bir nöbet çizelgesi kapsamında icapçı nöbetçi şeklinde nöbetleşe bu hizmeti veriyorlar.
Aile Hekimliğinin ilk faaliyete geçtiği yıllarda bu nöbet sistemi henüz yapılmamıştı. Bu durumda mesai dışında ölüm gerçekleştiğinde gömme izin belgesi hazırlanması büyük sorun oluyordu. Çünkü vatandaşlarımız eski düzen devam ediyor sanıp nasıl olsa muhtar halleder sonra deyip cenazelerini bir inceleme yaptırmadan toprağa veriyorlar ve işlemleri daha sonraya bırakıyorlardı. Muhtar ve jandarmadan bu yetkilerin alınmış olması nedeniyle de sürekli aile hekimleri ile karşı karşıya geliyorlar ve sonrasında da bin bir zahmet ve idari işlemle uğraşmak zorunda kalıyorlardı. Aile hekimleri cenazeyi görmeden gömme izin belgesi düzenleyemezler, cenaze de toprağa verilmiş durumda çık işin içinden çıkabilirsen.
Uzun yıllar aynı bölgede yaşamış ve çalışıyor olmanın rahatlığı, hastalarım ve yakınları ile kurduğum güven ilişkisi sayesinde hangi mahallede kim yatalak, kim ölüme daha yakın az çok tahmin edebiliyordum. Bir de her cenazeden hemen haberim oluyor, sorumlu olduğum bölgede cenazelerin birçoğuna bizzat zaten kendim katılıyordum. Bu sayede bana kayıtlı hastaların bu şekilde sorunları pek olmuyordu. Zaten telefonum tüm muhtarlarımda olduğu için, ölüm haberlerini erkenden almam mümkün oluyor ve bu tip sorunları en az benim hastalarım yaşıyordu.
Aynı dönemde Eğlence bölgesine atanan iki bayan hekim arkadaşım vardı. Haklı olarak görmedikleri cenazeye ölüm belgesi düzenlemeleri mümkün değildi. Cenazeler de özellikle hafta sonuna denk gelmişse toprağa veriliyordu. Köylü, muhtar nasılsa halleder düşüncesinde idi. Ama yetki onlardan alınmıştı. Konu nüfus müdiremiz aracılığı ile kaymakam hanıma aksetmiş ve doktor hanım, ilçe nüfus müdiremiz kaymakamlık makamında bir araya gelmişler. Sorunlar ve çözüm konuşulurken bir ara nüfus müdiremiz ‘’Uğur Bey’in hastalarında bu sorunları hiç yaşamıyoruz’’ demiş. Toplantı sonrası doktor hanım beni telefonla aradı ve konuyu özetledi. Sonunda ‘’abi sen gerçekten nasıl hallediyorsun, özellikle hafta sonu vefat eden hastaların için ne yapıyorsun?’’ diye sordu. Ben de kendisine ‘’hafta sonu vefat edecek hastalar için cuma gününden evrakları hazırlayıp, imzalıyorum. Kişi vefat edince hemen işleme koyuyorlar. Hamile olan hastalarımızın ne zaman doğum yapacağını nasıl biliyorsak, öleceği zamanı da bilmek bizim işimiz. İşte aile hekimliği bu’’ diye cevap verdim. O da bana ‘’ gerçek mi söylüyorsun?’’ dedi ve karşılıklı gülüştük.
Sözün özü: Cenaze gibi üzücü bir olay başınıza geldiğinde nöbetçi hekime haber vermeden cenazeyi toprağa vermeyin. Eğer hafta sonu geliyorsa benim kara kaplı defterde isminiz var mı yok mu bir sorun ))

1,058 total views, 1 views today

Bir cevap yazın