Dereler de aktı mı dereler?

Böyle yağmurlar yağdığında hep içini bir sevinç kaplardı rahmetli babamın. Adana da oturduğumuz evde yağmur çiselemeye başlasın, eğer evde ise hemen evdeki plastik sandalyelerden birini evin salonundaki tahta masaya doğru çeker, üzerinde duran kırmız renkli telefonun ahizesini özenle kaldırır, köyden tanıdığı birini arayıp hal hatır sorduktan sonra çok merak ettiği yağmuru sorardı. Eğer cevap köyde de yağıyor ise hemen o ünlü cümlesini her defasında aynı tonlama ile sorardı: ’’Dereler de aktı mı dereler?’’ Eğer karşıdan özlediği cevabı almışsa keyfi yerine gelir, evde ikram edilecek yiyecek-içecek ne varsa ailesi ile birlikte yemek için anneme seslenirdi. Öyle bir keyifle seslenirdi ki sanki bütün tarlalar, bağlar , bahçeler kendisinin.
Onun bu sevincini bildim bileli ben de yağmurları çok severim. Her yağmurda, hele hele dereleri akarken gördüğümde, boğazım düğümlenir. İlçeme, köylerimize yağmurla gelen bereket çok mutlu eder beni.
Bugün vefatının üzerinden tam on yıl geçti. On yıldır onun hakkında ne zaman sosyal medyada bir şeyler yazacak olsam boğazım düğümlenir, ellerim titrer. Ama son günlerdeki yağışlardan cesaret alarak yazayım dedim. Daha fazla da yazacak halim yok…
Sahi, son yağmurlarda sizin oraların dereleri de aktı mı???

1,330 total views, 1 views today

Bir cevap yazın