Çalışmayan Adam

Önceki yazımızda yerel yönetimlerin -kendi bakış açımla- geldiği noktayı izah etmeye çalıştım.
Bu hafta ise bana kalırsa en önemli kurumsal sorun olan ve kamuoyunu da ara ara meşgul eden bir konuya, yerel yönetimlerde istihdam sorununa değinmek istiyorum.
Yerel yönetimlerde memur, sözleşmeli memur ve kadrolu işçi tanımlaması ile çalışan personellerin çalışma sayıları norm kadro cetveli ile sınırlandırılmıştır.
Ancak, eski adı taşeron yeni adı şirket personeli tanımı ile çalışanlarda bir sınırlama yoktur.
Her kadro tanımında fazlalık yaratılabileceği gibi özellikle şirket personeli (taşeron) kadrosunda fazlalıklar daha kolay yaratılmaktadır. Ve, çoğu zaman siyasi bir argüman olarak kullanılmaktadır.
Çoğu yöneticinin siyasi parti veya partiler desteği ile seçilmesi, bu argümanın bizim gibi işsizliğin ciddi sorun olduğu ülkede siyasi araç için kullanılması ve çok personelle çok iş yapılabileceği düşüncesi yerel yöneticileri ciddi yanlışlığa itmektedir.
Bu siyasi argüman çoğu yerel yönetici için önemsense ve kullanılsa da esasında seçimler noktasında çok işe yaramadığı biraz araştırma ile öğrenilecektir.
5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 48. Maddesi göre personel gideri “bir önceki yıl bütçesinin %30’unu geçemez” der. Ancak, bütçenin %30’unu bile personel için ayırmak ciddi bir yanlıştır.
Esas olan, liyakatli ve tecrübeli optimum personel sayısı ile faydası en yüksek işi üretmektir.
Ama, durum böyle mi?
Maalesef çoğu yerde böyle değil. Aksine personel ödemelerinin fazlalığı vatandaşa hizmet etmenin önüne geçmiş durumda.
Bu durum kurum içinde de ciddi sorunlar yaratmaktadır.
Personel fazlalığı ilk dönemler sorun gibi görünmese de ilerleyen zamanda büyük sorunların nedeni olmaktadır.
Çünkü, çalışmayan personel (ki çoğu siyaseten işe girmiştir) vatandaşa hizmet etmeniz gereken parayı alır. Bu kişileri kolay kolay artık işten çıkaramazsınız. İş sınırlı olduğu için görev tanımlayamazsanız kurum içi rahatsızlıklar yaratacaktır. Ve, siyasi olarak işe alım yapmanın sonu da yoktur.
Bu bir tavizdir. Ve, taviz tavizi doğurur.
Yerel yönetimler, istihdam sorununa -personel alarak- çözüm üretme yerleri değildir.
Çok personel çalıştırdığı için seçim kazanan belediye başkanına şahit olmadım ama tam tersi çok personel çalıştırdığı için hizmet edemeyen, bütçesini hizmetler yerine personele ödediği için seçim kaybeden çok belediye başkanı gördüm.
Sözün özü, yerel yönetimlerde personel fazlalaştırmak en büyük tuzaktır.
Ve, siyaseten işe giren personel hediyelik horoz gibidir: ne kesebilirsiniz ne de yumurtlar.
Ve yine çalışmayan personel, çalışanı da çalıştırmaz.
Atatürk’ün ilkelerinde sevgi ile kalın…

293 total views, 3 views today

Bir cevap yazın