Bakan Beyin Özel Misafiri Oldum

Üniversiteyi bitirdikten sonra uzmanlık sınavı için üç dört defa Ankara’ da Tıpta Uzmanlık Sınavına girdim. İlk girdiğimde fena bir puan almamıştım ama yaptığım tercihler sadece Çukurova Üniversitesi bölümleri olduğu için herhangi bir uzmanlık alanına yerleştirilememiştim. Diğer denemelerimde ise hep düşük puanlar aldım ve ‘’ Bu memleket benden uzaman olarak faydalanmak istemiyor herhalde ‘’ diye düşünüp pratisyen hekim olarak hayatıma devam etmeye karar verdim.

Uzmanlık sınavı için Ankara’ya giden doktorlar genelde cuma gününden orada olurlar ve sınav iki gün sürer. Cumartesi-Pazar günü sınava giren doktorlar pazar akşam itibarıyla memleketlerine dönerler. Bu sürede konaklanacak yerler önceden ayarlanır. Hem ucuz hem de kaliteli olsun diye misafirhaneler özellikle tercih edilir. Misafirhaneler için araya bir tanıdık konur ve onun sayesinde değişik kamu kuruluşlarının misafirhaneleri kullanılırdı. Ben de öyle yaptım. Bir ay kadar önceden eski bakanlarımızdan rahmetli Ersin Koçak beyin yeğeni aracılığı ile Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün Ankara’da Atatürk Orman Çiftliği’nde bulunan misafirhanesinden iki gece için üç kişilik yer ayırttırdım. En azından ben öyle sanıyordum. İletişim kurduğum arkadaş bizim için yer ayırttırdığını ve gidip ismimizi vermemiz durumunda kalabileceğimizi söyledi.

Sınav gününden bir gün önce doktor olan diğer iki arkadaşımla birlikte buluşarak TİGEM in misafirhanesinin kapısına dayandık. Kapıdaki görevli elindeki listeyi kontrol ettikten sonra sizin isminiz yok dedi. Nasıl olmaz falan derken bize misafirhaneyi ayarlayan arkadaşı bir arayayım dedim. Yakınlardaki bir telefon kulübesinden ilgili kişiyi aradım. Kendisi, nasıl olur ben söylemiştim gibilerinden kaçamak cevaplar verdi ama o da yerin ayrılıp ayrılmadığından emin değildi. Siz görevliye ‘’Biz Devlet Bakanı Ersin Koçak Beyin misafiriyiz deyin bakalım nasıl olacak’’ diye denememizi istedi. Görüşme sonrası kapıdaki görevliye tekrar döndük. Devlet Bakanı dedim ama gerisi ağzımdan çıkmadan görevli ‘’ Haaa siz bakan beyin misafiri misiniz, gelin sizi müdür beye çıkarayım’’ dedi. Görevli ile beraber diğer iki doktor arkadaşımla beraber misafirhane müdürünün odasına girdik. Görevli müdür beye bakan beyin misafirleri diye taktim edince müdür bey ayağa kalkarak ‘’ Orman Bakanımızın misafirleri siz misiniz?’’ diye bize sordu. Arkadaşlarımla aramızda şaşkın bir bakışmadan sonra hemen atıldım ve evet biziz dedim. Müdür bey o an biraz şüphelendi ama yine de bize bir oda verilmesi talimatını verdi görevliye. O daya çıkıp yerleştik. Arkadaşlarım biraz şaşkın biraz da beni suçlar vaziyette ‘’Oğlum, biz o bakanın misafiri değiliz, ya adamlar anlarsa ve bizi odadan çıkarırlarsa ne yaparız?’’ deyince ‘’ Koskoca bakana bunlar sizin misafiriniz mi diye kim sorabilecek, artık buradan bizi kimse çıkaramaz. Yerlerini aldığımız oda sahiplerine de müdür başka bir yer ayarlasın’’ dedim. Biraz tedirgin biraz gergin vaziyette misafirhanenin en güzel manzaralı odasına yerleştik.

Akşam yemek saati geldiğinde koyu renkli takım elbiseler üzerimizde yemekhaneye inip girişteki ilk masaya oturduk. Yanımdaki arkadaşlar foyamız ortaya çıkacak şimdi diye laf sokuyorlar bana. Bu arada üzerleri eşofmanlı bir sporcu grubu da yemekhaneye gelip hemen bizim yanımızdaki masalara bir asker intizamı ile sıra sıra oturdular. Öyle bir ortam oluştu ki bizler sanki takımın yöneticileriyiz onlar da oyuncularımız. Sonradan öğrendim ki gelen takım o zamanlar üçüncü ligde yer alan Ordu Ünye Spor Futbol Takımı. Ankara’ya deplasmana gelmişler, onlar da bizim gibi misafirhanede kalıyorlar. Yemeğe daha başlamadan içeriye siyah takım elbiseli, her hallerinden siyasetçi ya da üst düzey bürokrat oldukları anlaşılan bir grup daha girdi. Fısıltılar başladı:’’ Bakan Bey geliyor!’’. Az sonra kapıdan medyadan tanıdığım zamanın Orman Bakanı Hasan Ekinci içeri girdi. Birkaç adım gerisinde de misafirhane müdürü. Müdür bey tabii iki büklüm, ceket ilikli eller önde birleştirilmiş bakan beye eşlik ediyor. Bakan bey ilk masada koyu renkli elbiselerle bizi görünce herhalde yönetici olduğumuzu düşünerek direkt bize doğru geldi. Biz de herkesle beraber ayağa kalkmış bakan beyi bekliyoruz. Sanırım bizleri hemşerisi sanıp ellerimizi hararetle sıkarak tek tek yanaklarımızdan öptü. Hal hatır sorup başarı diledi. Biz başarı dileklerini sınav için alırken kendisi büyük ihtimalle bir sonraki gün oynanacak olan maç için başarı diliyordu! Bizden sonra yanımızda oturan futbolcularda tokalaşıp hepsine ayrı ayrı başarı diledi ve bir ihtiyacımız olup olmadığını sordu. Hep bir ağızdan sağ olun bakanım deyip uğurladık değerli bakanımızı.

Başta bizim bakan misafiri olduğumuza şüphe ile yaklaşan misafirhane müdürü artık ikna olmuştu, bizim gerçekten bakan misafiri olduğumuza. Bakan bey gözünün önünde bize yarınki sınav için başarı dilemişti! Artık bizi odamızdan atmak cesaret isterdi. Hatta misafirhaneden ayrılık zamanı geldiğinde bizden para bile isteyemedi. Çünkü bakan bey bizim hesabı da kapatmıştı o gün.

1,049 total views, 1 views today

“Bakan Beyin Özel Misafiri Oldum” üzerine 1 yorum.

  1. İlâhi doktor. Uğur bey bir solukta okudum ve çok hoşuma gitti bu anı. Oportünist olmanın her zaman faydalı bir yetenek olduğunu sizin bu anlatımınızda da gördüm. Ayrıca sizin gibi pratik zekalı bir doktoru uzman olarak kullanmama kararı ülkemizin kaybı olmuş. Selamlar saygılar

Bir cevap yazın