ABDURRAHMAN BİN AVF (R.A)

Ebu Bekir (r.a) vasıtasıyla Müslüman olma şerefine nail olan, Abdurrahman bin Avf (r.a) ilk Müslüman’lardandır. Her türlü ahlaksızlığın, kötü alışkanlığın bulunduğu, cahiliye devrinde bile, kötü alışkanlığı bulunmayan, puta tapmayan, içki içmeyen, güzel ahlakıyla herkesin sevgisini kazanmış örnek biriydi. O dönemde kureyşin zalim tutumuna dayanamayarak önce Habeşistan’a daha sonrada Medine’ye hicret edenler arasında Abdurrahman bin Avf’da (r.a) vardı.

İman ettikleri dinleri uğruna, herşeylerini geride bırakarak hicret eden, Mekke’li Müslüman’ları, Medine’li Müslüman’lar bağrılarına basmışlar, onlara her türlü maddi ve manevi desteği vermişler. Allah Resül’ü onları tarihte bir daha eşi benzeri görülmemiş, Muhacir, Ensar kardeşi yapmış ve bu kardeşlikten koca bir imparatorluk meydana gelmiştir. Buğün biz aslında, bu kardeşliği iyi inceleyip, anladığımızda, birlik olduğumuzda nelerin olabileceğini, iyi idrak etmemiz gerekiyor. Tarihte de bunun birçok örneği olmuş. Medine’de olmuş, Malazgirt’te olmuş, Osmanlı’nın doğuşunda olmuş, Kurtuluş savaşında olmuş. Biz bir ve beraber olursak, aynı safta toplanırsak, o zaman Allah Azze ve Celle bu ümmetin içinden bir Sultan Fatih çıkarır, Ortadoğu’nun ortasına ay yıldızlı bayrağımızı dikeriz  İnşallah.

Abdurrahman bin Avf’ın (r.a) Ensar kardeşi Sad İbni Rebi (r.a) olmuştu. Sad (r.a) Muhacir kardeşi için büyük fedakarlıklarda bulundu. Malının mülkünün yarısını ona vermeyi teklif etti. Fakat Abdurrahman bin Avf (r.a) kardeşim Sad (r.a) dedi, Allah senin malına, mülküne ve ailene bereket ihsan eylesin, sen bana çarşının yolunu göster, ben orada biraz alışveriş ile meşgul olur ihtiyaclarımı karşılarım dedi. Peygamber Efendimiz Hz. Abdurrahman’ın böyle söylediğini duyunca, O’na hayır dualarda bulundu. Bu duanın etkisiyle Kaynuka çarşısında çok zengin olmuştu.
“Allah bana öyle bir nimet verdi ki, bir taşı bile bir yerden kaldırıp, başka bir yere koysam altın oluyor” diyordu.

İslam’i ahlakın güzellikleri içerisinde yer alan cömertlik, genel olarak insanın kendi hakkını, gönül rızası ile başkasına devretmesidir. Kendisinin herhangi bir hakkını affetmek, kendi malını başkasına vermek, kendi ihtiyacını düşünmeden başkasının ihtiyacını gidermek gibi farklı şekilleri vardır. Kur’anı Kerim’de müminlerin özellikleri sayılırken, cömertlik birçok yerde zikredilmiştir, bu özelliğe sahip olanların kurtuluşa ereceği belirtilmiştir. Peygamber’imiz de cömertliği, kökü Cennet’te olan bir ağaca benzetmiş ve dalına tutunan Müslüman’ların Cennet’te gireceği müjdesini vermiştir. Bu hususta bizlere en güzel örneklerden biriside, Abdurrahman bin Avf hazretleridir. Resulullah’ın ” Abdurrahman bin Avf verdikleriyle Cennet’e girer” diye iltifat buyurduğu bu büyük sahabi, daha dünyada iken Cennet’le müjdelenmiştir.

Abdurrahman bin Avf (r.a) günlerinin çoğunu oruçlu geçirir, her sene hacca giderdi. Sahip olduğu servetini Allah yolunda harcama hususunda en küçük bir tereddüt göstermezdi. O varlıktan da tehlike, gelebileceğini idrak eden insanlardandı. Bir gün müminlerin annesi Ümmü Seleme’ye gelerek, bu endişesini şöyle dile getirdi. ” Malın çokluğu helaka sebep olur. Bundan endişe ediyorum dedi.” Ümmü Seleme (r.anha) : ” Fakat Allah yolunda sarf edilen mal böyle değildir”  deyince rahatladı. Çünkü O zaten malını Allah yolunda sarf ediyordu.

Tebük muharebesi dönüşünde, Peygamber efendimiz bir ara uzaklara doğru gitmişti. O sırada Ashabı Kiram sabah namazı vaktinin geçeceği endişesiyle Abdurrahman bin Avf’ı ( r.a ) imamete geçirdiler. Peygamber Efendimiz döndüğünde, Ashab’ı Kiram’ın namaza durduğunu gördüler. İkinci rekatte yetişip Abdurrahman bin Avf’a uydular. Namazın sonunda ” Güzel yaptınız, bir Peygamber, salih bir kimsenin arkasında namaz kılmadıkça, ruhu kabz olunmaz” buyurarak, Abdurrahman bin Avf’ın (r.a) kıymetini ve üstünlüğünü bildirdiler.

Hz. Abdurrahman (r.a) yüksek ahlak ve fazilet sahibi, kalbi Allah korkusu ile Resul’i Ekrem’e sadakatle bağlı, rahmet ve şefkatle dolu bir insandı. Vefatından önce, servetinden Bedir şehitlerinin yakınlarına 400’er dinar verilmesini vasiyet eden, Abdurrahman bin Avf (r.a) hicretin 21.senesinde 75  yaşında vefat etmiştir.

Bir Ayet:
“Allah Resul’ünde sizin için, Allah’a ve ahirete kavuşmayı uman ve Allah’ı çok çok zikreden kimseler için her bakımdan uyulması gereken mükemmel bir örnek vardır.” (Ahzăb suresi 24)

Bir Hadis:
“Haberiniz olsun ki ben, şiddetli bir azap öncesinde sizin için gönderilmiş bir uyarıcıyım. ” (Müslim, İman, 355)

327 total views, 2 views today

Bir cevap yazın